pek fazla değil
Sanki hiç yaşanmamışçasına
kutladık.
Bu kocaman dünyada yalnızdık.
Bir kuştan daha hafif
ve daha yürekli.
Beni kendi yoluna götürmek
için geldin, yağmurda demlenmiş
leylakların arasından,
Kendi hükümdarlığına,
Cam dünyana bakıyorsun.
Benim dileğimle: Sen hemen
uykuya daldın,
Göz kapakların evrensel
mavi renkle kapalıydı
Masanın üzerindeki leylaklar
sü pürülmeyecek kadar güçlüydü.
Maviyle boyanmış,
göz kapakların
Oldukça sakin ve
ellerin sıcaktı.
Ve nehirlerin kalp atışı
kristali parçalıyordu.
Küreyi avucunun içine aldın,
Kristalin; tahtında
sakin uyuyordun.
Ve, -ah aman Tanrım!-
Sadece bana göre,
Uyandın ve hemen şekil
değiştirdin.
Ve her şey aniden değişti,
transa geçmiş gibi,
Tüm önemsiz şeyler bile,
çok sık kullanıldı ve güvenildi,
Aramızda dururken,
bizi korurken,
Su katı, katmanlıydı.
Nerede olduğunu bilmesem de,
o bizi önemsiyordu.
Bizden önce çekiliyordu,
tı pkı bir sera p gibi.
Şehirler mucizevi bir şekilde eşitti.
Ayaklarımızın altına nane
yaprakları serilmişti.
Kuşlar ayak sesimizi takip ediyordu,
Balıklar nehir kıyısına geliyordu,
Ve gözlerinde gökyüzü açıktı.
Sen kuşku sanıyorsun kendini oysa akılsın
Sen başıma yükselen güneşsin
Güvendiğim zaman kendime.
sen istersen hiç olma yanımda hayalimde kalacaksın sonsuza dek









Previous Page12345...Next Page